Sen nasılsın?

Omuzların tanıdık 

Gülümsemen 

Bir başkaldırı yıllardır 

İnatçı güç gülümsemen

Sen yanarken de aydınlatan 

Merhametin tanıdık 

Sonsuza uzanışı o merhametin

Yüreğin çünkü sınır tanımaz

Öylesine kocaman 

Uzun saçların tanıdık 

Emek emek büyüttüğün  

Koruyup kolladığın 

Kıymetlin saçların 

Sevincini de, sırrını da paylaştığın

&

Bunca derdinin arasında 

Sen nasılsın canım? diyen sesin 

Tanıdık, sevecen

Hak etmediği kadar yorgun

Bazen çok yakına yağıyor çamur

Seçmediğimiz savaşların 

Serseri kurşunları da…

Hak, adalet üstüne

Konuşasım var 

Seninle uzun uzun

Hayatı da aramıza alıp

Şöyle üçümüz 

Altını üstüne getirmek üstüne

Konuşasım var

&

Omuzların öylesine tanıdık 

Üstündeki yükler de

Sana somurtan günü selamlayan

Yüzün aydınlık 

Çözdük, yine çözeriz çaban

Saygıdeğer 

Her sabah o masaya koyduğun

O yılmaz umudun cesareti 

Sonsuza uzanışı o cesaretin

Kucaklayışı her kim varsa yolunda 

Sen nasılsın? diyen sesin

Kulak veren yüreğin 

Saçlarını kuşanıp

Mücadeleye daldığın sabahlar tanıdık 

İş yerleri, hastaneler, okullar 

Yoluna çıkan insanlar ya da müsveddeleri

Tanıdık 

Saçlarına sarılıp 

Hıçkırdığın akşamlar

&

Omuzların öylesine bizden

Kendini yokuşlara vuruşun 

Defalarca 

Bile isteye 

Çünkü 

Sevdiklerin için 

İnandıkların uğruna

Hep yapasın var 

Şartsız, hesapsız gönlün

İyi ki var 

Ha dün bügün o zaman 

Ha gelen yarın 

Sende yahut bende  

Tüm bu yaşanan

Gözün gördüğü 

Bedene kesilen hesap 

Ruhun evrilmesi

Her deli gün 

Gülümsemen 

Bir başkaldırı yıllardır 

İnatçı güç 

Gülümsemen

Yeniden yaratan

Hiç kestirme sen saçlarını 

Bırak omuzlarımıza dökülsünler…

 

Brüksel-Paris, Mart 2025

Leave a comment