Işığın peşinde bir ömür

Yaşam şimdi

Dedim sana

Duydun belki

Belki dalgındın

Geldin, gittin

Anı tut

Demek istedim sana

Gör gördüğümü

Kazı içine

Silme

Karıştırma yarının pusuyla

Eritme endişende

Tut sıkı sıkı

Asıl gerçekliğine

&

An şimdi

Dedim sana

Renkleri hiç böyle gördün mü

Daha önce

Tam da bu saatte

Gün kapatırken defterini

Bu uyumlu durgunluğunda denizin

Rüzgara sözün geçti mi hiç bu denli

Güneş danıştı mı sana batarken

Daha önce

Ve yelkenliler

Ki uzaktaydılar

Geldiler mi usul usul kuytuya

Sıra sıra

Ardı ardına

Çağırdığından habersizdim

Bak avucumuzda evriliverdi koy

&

Özlediklerimin geçidi sanki

Dedim

Bu gün batımı

Çam kozalakları

Beyaz yaseminler, narin ve tutkulu

Uzun bir kış sonrası

Denize ilk dokunduğu an bedenimin

Merhabası, vedası sevgilinin

Ve arada olup bitenler

Bir çırpıda

Gözlerime bakıp

Verdiği söz zamanında

Tuttuğu ya da akıp giden

&

An şimdi, hala

Buradayız sen, ben

İstediğimiz kadar biz

Ressamlar fısıldadı bu şehri kulağımıza

Yüzyıllardır bildikleri

Bu gün batımının hikayesini

Hevesle anlattılar

Kim bilir kaç umut dokundu bu ufka

Kaç dilek

Kaç itiraf

Kaç tövbe

Ne cüretkar şahlandı sevdalar

Hangi ara

Aşklar sorgulara dönüştü

Resmedenlerde kaldı anahtar

Kim bilir

Neler saklar

Neler yansıtır

Gölgesiz

Işığın peşinde bir ömür

&

An şimdi

Dedim sana

Tüm kırıklıklarını al öyleyse

Yol yorgunluğunu yüreğinin

Çarp benimkilere

Patlayıp yok olsunlar

Havai fişekler gibi

Tek ve muhteşem bir gümbürtüde

Yok olsunlar

Renkleri hiç böyle gördün mü

Daha önce

Böyle renkleri

Belki yaşanan

Buraya varmak içindi sadece

Bu ana

Şimdi

Ressamlar fısıldadı bu şehri kulağımıza

Batasım yok dedi güneş

Deniz ışıltılarını serdi önümüze

Yelkenliler bu gece bu koyda

Gitmeyecekler…

Collioure, Mayıs 2025

Leave a comment