Ay akşamdan kalma

Sabah erken

Gök açık mavi

Güneş ışıltıda

Çoktan uyanmış deniz

Deniz gamsız, davetkar

Gecenin katmanlarını salmış uzaklara

Anısız, yüksüz, hazır

Cup sesi

İlk atlayışın kalp atışı suda

O muazzam kavuşma

Biroluş

Kulaçlar, kulaçlar ardından…

&

Yaşandı mı dedim

Yoksa hayalinde mi yazdın sen dün akşamı?

Geçen yılı, önceki on iki ayı?

Bir ömür dolusu aşkı

İrili ufaklı aşkı

Sen mi uydurdun vedaları

Attığın, yediğin kurşunları?

Havai fişeklerin yürek hoplatışı

Tek sende mi kazındı kaldı?

&

Güneş ısrarcı şimdi

Işıltısı dokunuyor ıslak bedenime

Bir damla kuruyor sırtımda

Gözümü alırken sarısı

İnanacak gibiyim az kalsın

Ne olduysa oldu

Bırak geçip gideni, terk et

Açılan, kapanan kapılar vardı

Adımlar, fısıltılar

Yıpratıcı çelişkiler

Kulaçlar, kulaçlar girdi araya şanslıysak

Yeter bırak yaşananı, terk et

İnansam şu dediğine

İşim nasıl da kolay bundan böyle

Hayat sadece gelecekten ibaret

&

Durdum

Soluğum tükendi sanma yüzerken

Anı kollama derdindeyim

Durdum ki sahipleneyim

Es sessizliği

O anın içinde beliren ay

Saydam beyaz

Göğün öteki ucundan

Göz kırpan varlığı manidar

Yol yorgunu belli

Derin hülyalı

Geceyi uğurladığından beri

Yerini yadırgamış bu mavilikte

&

Meydan okurcasına gürlüyor güneş

Yeni gün diyor

Deniz de beraber

Di lere Miş lere paydos artık

Oysa ay saatler boyu

Tek tek solumuş, dokumuş gölgeleri

Tanık olduğu sahneleri

Sarsmadan saklamış sırlara sarıp

Demesi kolay da

Çizik çekmek güç işte

Yaşanılan geri çağırıyor ayı

Sil silebilirsen şimdi

Zihninde başa sararken o şarkı

&

Yüzümü suya döndüm

Güneşin sarısı tenimde

Kulaçlar, kulaçlar ardından…

Güneş yol bu diyor, net

Hayat gelecekten ibaret

Deniz davetkar

Gecenin katmanlarını salmış uzaklara

Deniz gamsız ve davetkar

Bir damla daha kuruyor ensemde

Damlanın hafızası ayın dilinde

Ay akşamdan kalma

Yerini yadırgıyor bu mavilikte…

Bodrum-Brüksel, Ağustos 2025

Leave a comment