Durursam üşüyorum

Bir ömür

İçimin ısınma hissini sevdim

Bu en derinden ısınma halini sevdim

Boşuna demedim sana kaç kez

Durursam üşüyorum

Ateşi kor

Yolu uzun diledim o yüzden

Adım attıkça keşfettim rotayı

Gök şahidim

Gecesinde gündüzünde

Çok şehirde yürüdüm

En çok da içinden su geçenlerde

Erkenci güneşleri tanıdım

Bu sayede

Akşamdan kalma ayları

Kazara soluk alanı da çıktı önüme

Sahip çıkamayanı da yüreğine

Bazen şiire döktüm içimi

Bazen yıldızlara

&

Nasıl zevkli bilirsin sen de o macera

Akış işte, adı üstünde

Bilinmeyene basan ayakların acemiliği

Toy telaşı bacaklarının

Yeniliğe hep aç yüreğin

Tekrar tekrar düşmesi aşka

Gözünün önünden kayıp geçenler

Bakışına çarpan an

Ruhunu sarsan keşif

Seni alıp götüren görüntüler

Bir duvar yazısı bazen

Yarı açık bir pencereden sızan ses

Rüzgarı yakaladım derken

Hayatı tuttuğunu hisseden el

&

Adım Deniz olmasa

Adım olsun isterdim

Adım özetliyor çünkü yaşamı

Bazen külçe bazen koşar adım

Gidiyorsun kimliğine doğru

Seçtiğin için

Yansan da parçalayamıyorlar seni

Tam da bu yüzden

Ne mutlu ki kendinsin

Adım atma azminsin belki sadece

Rastlantısal değil takip eden süreç

Gözünün önünden kayıp geçenler

Bakışına çarpan an

Ruhunu sarsan keşif

Tekrar tekrar düşmeyi dilemen aşka

İçinin ısınması yeniden

Hız değil anlam aradığın gerçek

Adım adım…

Brüksel-Paris, Eylül 2025

Leave a comment