Meraklısı için bir tutam tiyatro

Tiyatroya gitmek güzeldir…

tiyatro

Hazırlık aşaması, seyir zamanı ve ayrılırken damağınızda kalan tadı güzeldir.

Oyun seçiminiz beklentilerinizin aynasıdır. Bazen “hodri meydan, haydi şaşırt beni” dersiniz, bazen unutmak veya avutulmak istersiniz. Belki sadece kahkaha atmak ve gevşemek çeker canınız, belki replikler maratonunda beyin jimnastiği fırsatı ararsınız.

Gün gelir tanıdık bir yazara yeniden sarılmak istersiniz.  Kimi gün de yepyeni bir isimle tanışmak, onun dünyasını keşfetmektir arzunuz.  Umutlar tatlı tesadüfler doğurduğunda eski bir dosta kavuşmak gibidir birincisi, dondurmayı ilk tattığınız anın çocuksu saf mutluluğuna taşır sizi öteki.

Aslına bakarsanız her iki seçenek de biraz risk yüklüdür.

Bildiğiniz yazara bu seferki ziyaretiniz hayal kırıklığı getirebilir elbet.  Dostunuz görmeyeli uzaklaşmıştır sizden, başka yönlere gitmiştir.  “Ortak noktamız kalmamış” diye iç geçirirsiniz keyifsiz.  Bazen o hiç değişmemiştir ama yine de hoşnut etmez yapıtı sizi: “Kendini tekrarlamaya başlamış, yaratıcılığın sınırlarına gelmiş, yazık” diye eleştirirsiniz.

Son buluşmanızdan bu yana kendi yaşadıklarınız da gelir mi acaba o anda aklınıza?  İçinize içinize esen sert rüzgarları, sizi başkalaştıran deneyimleri anımsar mısınız? Eski dostunuz oyun yoluyla da olsa bir ayna tutar mı size? Bakabilir misiniz korkmadan kendinize?

Yeni tanıştığınız bir yazarın eserini izlerken kimi zaman “hangi akla uyup denedim bu adı sanı bilinmez adamı” diye kızarsınız kendinize.  Maceraperest ruhunuza fatura çıkarırsınız haklı haksız.  Ancak her ilk içinde bir armağan taşır.  Bazen sınırlarınızın ayrımına varırsınız, bazen dışınızdaki dünyaya alıcı gözüyle bakarsınız.

Güzeldir tiyatroya gitmek, salonun kuytusunda sahnenin titreşimine dalıp giderken kendinizi ortaya koyarsınız aslında.  Siz oyuna doğru bir adım atarsınız, o size akar.  Birbirinize karışırsınız.

Bazen soluğunuz kesilir, belki ara ara dolar gözleriniz.  Tüylerinizi ürperten repliklerde yeşermeye başlar kurumuş sandığınız dallarınız.  Bazen tek bir cümle saatlerce havada asılı kalır, sadece sizin için yazılıp dile döküldüğünü sanırsınız.  Öylesine tanımlar sizi, öylesine merhem olur yanıklarınıza.

Daha hafif hissedersiniz, daha özel ve daha az yalnız.  Kelimelerin gücüne yeniden inandığınız için daha sağlam, keşfedilmeyene doğru ilerlerken daha cesur, evreninizin genişlediği o an daha gamsız… Seçimler yeniden sizin oluverir, dizginlere sıkı sıkı yapışırsınız.

Hemen her akşam aynı saatlerde aynı sahnede bıkmadan, usanmadan, değiştirmeden, kısaltmadan aynı replikleri tekrarlayan, aynı tekste can veren oyuncuları düşünürsünüz.  Kostümlerine, makyajlarına her seferinde verilen özeni, çabayı.  Dekorun, ışığın, efektlerin bu lezzetli aştaki yadsınamayacak payını.

Düşünürsünüz ki bu insanlar akşam yemeklerinden, akşam buluşmalarından, eğlencelerinden, vazgeçerler sizlerle olabilmek için.  Size söyleyecekleri olduğu için.  İşitesiniz diye o mesajı bazen ince ve derinden, bazen yüzünüze inen bir şamar ya da kalbinize saplanan bir ok misali sarsıcı. Açasınız diye gözlerinizi.

Siz salonun karanlığına karışmış ve diğer seyircilerle beraber yayvan ve koyu bir gövdenin bir parçası olmuşken onlar spotların altında gökte asılı yıldızlar misali ışıldarlar.  Bir ruh halinden diğerine akarlar, bazen dakikalar dahilinde senelerce yaşlanırlar, ölürler bazen gözlerinizin önünde. 

Bağrışırlar, öpüşürler, şarkı söylerler bazen, yemek yerler.  Bazen aile olurlar, bazen düşman. Sessizleri vardır aralarında, bedenlerini konuştururlar.  Gürler kimisi, kimisi ağlar.  Varlıklı gücünü çarpar diğerlerinin suratına, içtenpazarlıklılar sabah akşam komplo kurarlar.  Aşka düşenlerin gözleri bir başka türlü parıldar, terk edilenler büzülür kalır o anda, çoğu derdini içinde saklar.

Sahnedekiler türlü türlü duygunun koynunda maceradan maceraya koşarken siz orada yokmuşsunuz gibi yaparlar. Size doğru bakarlar, size anlatırlar ama sizi görmezmiş gibi yaparlar. Siz arada öksürseniz, kahkahayla gülseniz, açık unuttuğunuz telefonunuzun zil sesini bastırmak için telaşla çırpınsanız da tepki vermezler.

Oyunun bittiği an karar vericidir.  Genelde kısacık bir tereddüt yaşanır, emin olmak için sona ulaşıldığından. Eski usul salonlarda hala perde kapanır ve alkışlar yükselir havaya.  Son replikle ilk alkış arasındaki este hayal alemini gerçek yaşama bağlayan eşikten hep birlikte atlarız. Mucize gibidir.

Salonun ışıkları canlanıp izleyicileri yeniden görünür kılar o sırada.  Tek bedenden kopar bireyler, kendilerine dönüşürler.  Günlük hayatın ayrıntıları akıverir anında akıllarına.

Sanatçılar selama durduğunda katil maktulün elini tutar.  Bazı aksesuarlar çıkar; çiğ sarı peruğun altından uzun kızıl saçlar çıkıp savrulur.  Sakalından kurtulan yaşlı adam gençleşiverir bir solukta.  Kötü karakter kirli bakışını yüzünden sildiği anda sempatikleşir.  Saatlerdir izlediğiniz ekibe şimdi başka bir gözle bakarsınız.

Oyuncuları tek tek incelerim selam sırasında.  Rolünden anında sıyrılanlar olduğu gibi canlandırdığı karakteri kolayca ardında bırakamayanlar da vardır.  Onlar zor gülümserler. 

Şakaklarından ter akar bazılarının.  Göğüsleri heyecanla iner kalkar.  Dipdiri görünürler gözüme. Hayal maratonunun galiplerinin zaferini alkışlarım.

*             *             *             *

Brüksel’in Kuş Cıvıltısı (Chant d’Oiseau) mahallesindeki tiyatrodan çıktım, bahçeli evlerin süslediği yemyeşil bir sokakta yürüyorum az ileride park edilmiş arabama doğru.  Yepyeni bir yazarla tanıştım bu akşam.  Gencecik bir adam, Fransa’nın umut vadeden yeniyetme edebiyatçılarından.

Eser boyunca zor sorular ve yürek dağlayıcı kuşkular içinde olasılıktan olasılığa sürüklenen başkadın oyuncunun etkileyici performansı dokunmuştu yüreğime.  Ne demişti sahi, hani aşk üstüne. Şöyleydi sanırım, ya da en azından ben öyle algıladım:

Anladım, aslında aşk ölümlü olduğun gerçeğini birisiyle paylaşmaktır.

 

Brüksel, Ekim 2013 

 

2 thoughts on “Meraklısı için bir tutam tiyatro

Leave a Reply to Aylin Cancel reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s