Boş Başaklar 

Hikayelerini

Katmer katmer sar

Yıl eskitmiş yaralarını

Getirme

Uyudun belki

Dün gece

Derin derin uyudun

Masum bebekleri

Özendirdi dalışın, kayboluşun

Soludun ya da

Ucuz ucuz soludun

İndi

Ve çıktı göğsün

Alışıktı rutine

Burun

Ciğer

Hava

Buldun buluşturdun

Kolayından savuşturdun…

Yüreğin

Yok sayın dedi beni

Gönülsüzüm,

Adım üstümde

Aşikardı

Gidesi vardı

Yüreğin,

Yüreğinin…

*

Biri fısıldasa o an

Dil kırsa tutsaklığını

Kızaracaktı ortalık

Yanaktaki göz kırpışı

Sabıkalı sevdanın

Olağan bitecekti

Üç boyutun üçünü de

Tutacaktın kolundan

Fırlat ki gitsin!

Tutacaktın

Onlarca yılı yakasından

Sarsacaktın adamakıllı

Verilmemiş hesap kalmasın

Tutulmamış söz soksun dilin sahibini

Çağlayacağı tutacaktı o an sessizin

Alt üst sen

Biz alabora

Her yer delilik sonra

Her an diri diri yaşam!

         *

Boş başaklar

Dik durur

Demişti Bilge

Boş varillerse

Ses verir

Başak bildin bileli

Bereketti sana, aştı

Boşu desen

Sevemedin

Gürültü

Bir ömür

Ve çok aşk boyu

Yıprattı kulaklarını

Varilleri öksüz bilirdin

Soğuk ve titrekti duruşları

Verirsen doyarlar sandın

Sararsan ısınır içleri

Meftundular belli ki deliklere

Seni boşaltıp

Hiç dolmadılar…

          *

Başın eğik

Sesin boğuksa

Haksızsın sayıyorlar

Demişti Bilge

Nasıl ağırdı yüreği konuşan

Bedeni başak misali ince

Bir ömrü

Bir anda

Özetledi sonra

Zor karar

Tek hareket

Cesur, dürüst ve sade…

Gidesi vardı yüreğin

Yüreğinin

Vedası

Olağanı söktü attı bu topraklardan

Çağlayacağı tuttu sessizliğin

Önce yok olurum sandın

Ne duruyorsun

Dedi Bilge

Tut elinden kendinin

Yürüdü gitti sonra

Başı dik

Sözü hak

Bedeni başak misali ince

İçi tıklım tıklım hayat, anı, dize…

 


Brüksel, Ekim 2016