Düşürüver beni aklına

Yüreğine çakılmadı farz et

O hınzır çiviyle

Sonsuz tutkunu o tek dize

Düşün ki hürsün bugün

Düşün ki kaşifsin

Yaşam şu an serildi önüne

Az önce başladın

 

 

Biliyorsun kimse

Sökmek

Kavurmak

Yıkmak düşkünü değildi eskide

İştahtandı bedenler o yaşta

Gençtik be güzelim

Fena halde gençtik

Yiğit de olasımız vardı

Şair de

Savaşasımız vardı mütemadiyen

Susuzluğu aşk sanıyorduk

 

 

Yüreğine çakılmadı farz et

O hınzır çiviyle

Sonsuz tutkunu o tek dize

Üfle

Ve sönsünler artık

Mart’a akarken günler

Yeşil aşıla körpecik hayallerine

İster arkana al rüzgarı

İster karşına

Fısıldasan da bir

Haykırsan da

Duyacağı olan işitir

Duymayan artık eldir

 

 

Düşürüver beni aklına güzelim

Yüreğine çakılırken

O hınzır dize

Düşün ki hürsün bugün

Yaşam şu an serildi önüne

Heves yeniden

Sökmek

Kavurmak

Yıkmak düşkünü değilsin

Şiir basıyor gövdeni

 

 

Düşürüver beni aklına

Ve bir fal kapat

O son kadehe

Üzüm baharata sokulsun şimdi

Kireç kin gütmeyecekse

Konuşsun

Yaban mersiniyle böğürtlen

Danışsınlar ki bilelim

Bağı kim, ne zaman bozmuş

 

 

Bir fal kapat benim için güzelim

O son kadehe

Nefese doymuştur o vakit şarap

Belki akar gider üzüm

Sen sağ diyeceksin

Ben bahane

Bakarsın koyulaşmışım

Kalacağım tutmuş

Tutunmuşum cam çerçevene…

 

sarapfali

 

Madrid-Brüksel, 14 Şubat 2018