Kendimizden öte

Küçük bir fikrim vardı

Düşü ondan sonra kurdum

Sabah

Bir çakıl taşı gördüm suda

Pürüzsüz

Eğildim aldım avucuma

Elimi tuttu taş

İşte

Bunun gibi bir şey dedim

İstediğim

Sade bir buluşma

İlk bakışta tanıdıklık

Varlığına şahitler meclisi

Tılsım, ruh aydınlığı

Birliktelik…

Gece

İnerken suya

Önsezileri çakılın

Yıldızları çağırdı göğe

Gök yükseldi başımdan öteye

Sana bakan gözler belki

Diye fısıldadı yasemin

O an

Emin değildim

Gidenlerdeydi aklım

Dönüp bakarlar mı

Şüpheliydim

&

Küçük bir fikrim vardı narin

Çakılla yıldız arasında

Kaynar giderdi belki de

Akışında hayatın

Düşüncesiz bir başparmak

Kaydırıverirdi belki ekranında

Sözde hayatının

Çakıl

Derhal çık buradan

Dedi neyseki

Dinledim de kurtuldum

Seçen sen ol dedi

Ölümüne edilgen

Seçilmek umuduyla beklemek

Senin sabır sandığın yol

Düpedüz boyun eğmek

&

Değerlerimi aldım çıktım ben de

Küçük fikrimle beraber

Güneş başka yakıyor artık malum

Gölgede soluklandık

Ekran da tarih oldu o gün

O şuursuz başparmak da

Ne yalnız

Ne güçsüz

Değildim

Derken sen geldin üstüne

Geldiniz

Ve bakıştık

Neyseki göresimiz vardı birbirimizi

Kulak veresimiz

Her birimiz kendi zamanımızda

Ne an hazırsak o an

Dokunduk

Güvendi yürekler

Zihinler açıldı birbirine

Bağlandıkça çoğaldık

Satır satır anlattım sana

Size

İnce ince dinlediniz

Veresiniz olduğundan

Zamanımız arttı

Sizin ömrünüz uzadı belki

Benimki katlandı

Fısıldıyoruz sanmıştık başta

Gümbür gümbür işitildik

&

Küçük fikrim

Gözlerinle buluştuğu gün

Veda etti narine

Biz konuştukça kenetlendik

Başka çemberler sardı etrafımızı

Hikayemi paylaştım bu masada

Anılarımı

Dostlarımı getirdim bir bir bu sofraya

Yolculuğumu

Renkleri de geldi beraber

Kesikleri, yaraları da

Kan da aktı

Gökkuşağı da

Karıştılar

&

Yedi yıl önce

Küçük bir fikrim vardı

İyi ki geldin üstüne

Geldiniz

Yıldızlar bize bakan gözlermiş

İnandım

Elin üstüne kondu el

Tarih aktı üstüne

Dil

Kültür

Kotardınız, dokudunuz

Veresiniz olduğundan

Zamanımız arttı, derinleştik o durulukta

Önyargılarımız eridi birliktelikte

Şüpheler artık cam kırıkları

Pürüzsüz güldük beraber

Çağladık gümbür gümbür

Hem

Kimliklerimizdik tek tek

Hem

Kendimizden öte bir biz

Paris, Haziran 2025

Işığın peşinde bir ömür

Yaşam şimdi

Dedim sana

Duydun belki

Belki dalgındın

Geldin, gittin

Anı tut

Demek istedim sana

Gör gördüğümü

Kazı içine

Silme

Karıştırma yarının pusuyla

Eritme endişende

Tut sıkı sıkı

Asıl gerçekliğine

&

An şimdi

Dedim sana

Renkleri hiç böyle gördün mü

Daha önce

Tam da bu saatte

Gün kapatırken defterini

Bu uyumlu durgunluğunda denizin

Rüzgara sözün geçti mi hiç bu denli

Güneş danıştı mı sana batarken

Daha önce

Ve yelkenliler

Ki uzaktaydılar

Geldiler mi usul usul kuytuya

Sıra sıra

Ardı ardına

Çağırdığından habersizdim

Bak avucumuzda evriliverdi koy

&

Özlediklerimin geçidi sanki

Dedim

Bu gün batımı

Çam kozalakları

Beyaz yaseminler, narin ve tutkulu

Uzun bir kış sonrası

Denize ilk dokunduğu an bedenimin

Merhabası, vedası sevgilinin

Ve arada olup bitenler

Bir çırpıda

Gözlerime bakıp

Verdiği söz zamanında

Tuttuğu ya da akıp giden

&

An şimdi, hala

Buradayız sen, ben

İstediğimiz kadar biz

Ressamlar fısıldadı bu şehri kulağımıza

Yüzyıllardır bildikleri

Bu gün batımının hikayesini

Hevesle anlattılar

Kim bilir kaç umut dokundu bu ufka

Kaç dilek

Kaç itiraf

Kaç tövbe

Ne cüretkar şahlandı sevdalar

Hangi ara

Aşklar sorgulara dönüştü

Resmedenlerde kaldı anahtar

Kim bilir

Neler saklar

Neler yansıtır

Gölgesiz

Işığın peşinde bir ömür

&

An şimdi

Dedim sana

Tüm kırıklıklarını al öyleyse

Yol yorgunluğunu yüreğinin

Çarp benimkilere

Patlayıp yok olsunlar

Havai fişekler gibi

Tek ve muhteşem bir gümbürtüde

Yok olsunlar

Renkleri hiç böyle gördün mü

Daha önce

Böyle renkleri

Belki yaşanan

Buraya varmak içindi sadece

Bu ana

Şimdi

Ressamlar fısıldadı bu şehri kulağımıza

Batasım yok dedi güneş

Deniz ışıltılarını serdi önümüze

Yelkenliler bu gece bu koyda

Gitmeyecekler…

Collioure, Mayıs 2025